Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
Gökköy Radyosu - ilaç gibi radyo
   19. Ekim 2018, Cuma      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
  Ana Sayfa > Arşiv >  > 

SAMUEL ETO VE AVRUPA’NIN ‘’VİCDAN TESTİ’’

Hasim Baris

Vicdanı olmayanların, kendilerini aklayabilecek hiçbir şeyleri yoktur. ...
                78566   (defa okundu)               

17 Mart 2006        09:36:54        6955   (defa okundu)     

Hasim Baris
         hasimbaris@ak-bim.com.tr

Siyah inci Eto, Cheelsa ve Real Zaragoza takımlarını taraftarlarınca yuhalandı. Nerdeyse siyah kaplan sahayı  terk ediyordu. Yüzyıllardır, sömürgeciliğin ve köleciliğin merkezi olmuş Avrupa kendi beyaz ırkı dışındakilerin başarı ve yaratıcılığına duyduğu, tepeden bakma kompleksinin  sonuçlarını yaşamaya devam ediyor. Avrupalı böyle bir söylemi yakıştırma kabul edecek ve şiddetle reddedecektir. Fanatik, marijinal bir gurubun densizliği olarak adlandıracaktır. Hatta daha ileri giderek, demokrasi, insan hakları, eşitlik konularında Avrupa’nın bu değerlerin yaratıcısı ve kollayıcısı olduğunu söyleyecektir.

 

Ekonomik gücün kaynağını anlamadan,bu söylemlerin samimiliği her zaman kuşku götürür oysa. Bu güç yüzyılların soygun ve sömürgeciliği ile kazanılmış bir güçtür. 15.yüzyıl dan başlayarak, Avrupa, Uzakdoğu dan uzak batıya uzanan tüm toprakların acılarla dolu tarihini de belirleyen, bu yelpazede sınırsız zenginliklerin aktarıldığı, biriktirildiği bir kıta olmuştur. Kralların, soyluların köle ticareti ve işgalleri hiçte masum olmamıştır. Bu işgallerde, kara Afrika ve Amerika kıtası adeta bir laboratuar gibi önümüzde durmaktadır. Bugün de hala devam eden yoksullukların arkasında, sömürgeci Avrupa’nın parmağı vardır. Bir Almanın dediği gibi ‘’siz ne kadar yoksulsanız biz o kadar zenginiz’’sözü her şeyin açıklayıcı anahtarıdır. ’’Tüfek ve mikrobuyla‘’, sahipli toprakların, son 600 yıldır her metrekaresini  işgal edenler, sadece oraların yer altı zenginliklerini, madenlerini, yerüstü zenginliklerini yağmalamakla kalmadılar. Aynı zamanda, soykırım ve köle ticareti dahil, her türlü vahşetinde sahipliğini yaptılar. Halkların dilini,inancını, eğitimini ve hatta dinini değiştirerek bu günlere geldiler. Ana dillerini konuşan halklara, kimliklerini unutturmaya çalışırken, zoraki kendi dillerini öğrettiler.. Atları, kılıçları ve barutlu silahlarıyla, milyonlarcasını kırdılar..

 

Bugün her Avrupa’lının, yediği, içtiği, giydiği, bindiği tüm ürünlerde bu acı serüvenin  damlaları vardır. İnsan hafızası ne kadar unutkan olursa olsun, acıyı yaşayan ‘’ötekiler’’ daha yüzyıllar boyu bunu unutmayacaktır. İnkaların, Mayaların, Zuluların, Azteklerin, Kızılderililerin çığlıkları vicdanı olanların kulaklarından hiç eksik olmayacaktır. Vicdanı olmayanlarınsa, yalanları ile baş başa kalmalarında bile, kendilerini aklayabilecek hiçbir şeyleri yoktur. İnsanlığın tarihi, imparatorlukların tarihi ile özdeş değildir. Atalarının masumiyetini, yaratıcılığını ve çalışkanlığını bugüne taşıyan kuşaklar, her alanda hesaplaşmalarını sürdürecek, mazlumun ahı şüphesiz yerde kalmayacaktır. Avrupalı, kendi çıkarına ve sömürgeci emellerine aykırı olmadığı sürece her şeyi kutsar ve sahiplenir. Ama, sözde özgürlük ve insan hakları savunuculuğu, bir çırpıda bitebilir.

 

İşte, bu koşullarda, kara Afrikanın kara derili atletlerin, sporcuların yay gibi sağlam bünyeleriyle, kardan fışkıran kardelenler gibi, spor sahalarında şiir yazmalarına alışık olmayanlar, bilinçaltında saklı kalan ırkçı, şoven ve sömürgeci zihniyetlerini, uygun şartlar bulduklarında sergileyiveriyorlar. Siyah ırkı aşağılayan zihniyetin kökeninde işte bu köleci,ırkçı zihniyet var. Ve işin acı tarafı hiç küçümsenmeyecek kadar tehlikeli ve yaygın.

 

Dünyayı yargılayanlar, unutmasınlar ki, sanık sandalyesi birgün onlar içinde olacaktır. Ve tüm mazlumlar, ezilenler,muhalifler, özgürlük ve eşitlik için savaşanlar, sömürgecilerin gerçek yüzünü mutlaka deşifre edeceklerdir. Afrikalının dediği gibi:’’ Beyazlar ülkemize geldiklerinde ellerinde İncilleri vardı, bizimse toprağımız. Bize gözlerinizi kapatın ve dua edin dediler. Gözlerimizi açtığımızda, İncil bizim elimizdeydi, toprağımız ise beyazların.’’ Tüm sömürgeciliğin ruhunu açıklayan bu mükemmel açıklama, hiç şüpheniz olmasın, unutulmuş değildir. Avrupalının geçmesi gereken o kadar çok ‘’vicdan testi’’ var ki, karakafalıların ve karaderililerin onuruyla oynamak gibi hasletsizliklerinden kurtulmaları zaman alacak. Onlara yardım etmek gerek!!.

 

hasimbaris@ak-bim.com.tr                         11 MART 2006/ANTALYA/


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Arşiv
 
SAMUEL ETO VE AVRUPA’NIN ‘’VİCDAN TESTİ’’

Hasim Baris
Tüm hakları saklıdır