Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
Gökköy Radyosu - ilaç gibi radyo
   19. Ekim 2018, Cuma      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
  Ana Sayfa > Arşiv >  > 

Hasim Baris

Sosyalizm ya da Barbarlik

Şeyh Bedrettinlerin, Pir Sultanların, Yunus Emrelerin, Denizlerin ‘’yarın yanağından gayri her şeyin ortak olduğu’’ bir dünyanın mümkün olduğuna dair, yüzlerce yıl öncesinden beri söyleyegeldikleri Anadolu toprakları da bu potansiyellere fazlasıyla sahiptir.
                69661   (defa okundu)               

01 Nisan 2006        23:34:39        4452   (defa okundu)     

Hasim Baris
         hasimbaris@ak-bim.com.tr

    Chavez’in Ağustos 2005 konuşmasında söyledikleri insanın tüylerini diken diken edecek türdendi.Latin Amerika’nın Bolivar yüzlü adamı, insanın yüreğini titretiyordu sanki… “Neo liberalizm denen canavarı durduramazsak, yakın zamanda gezegenimizde yaşanacak yer kalmayacak…” Ama bu canavar öylesine sinsi ve ikiyüzlü ki, dişleri tam gırtlağında. Sizi yutarken fark ediyorsunuz. Liberalizm, insan yaşamına ve geleceğine ait her şeyi, sadece uluslararası tekeller için kullanır. Bize ait olanlara bizi yabancılaştırır. Dehşetli bir  bilgi kirlenmesi ile bilincimizi köreltir çünkü. Bu yabancılaştırma ve kirlenme için, proje üreten,reklam üreten, sonuçları bazen onlarca yıl sonra anlaşılabilen taktik ve stratejiler üreten devasa bir medya ve ajanslar topluluğu besler. Milyonlarca “görevli”, salt bu amaçla dünyayı hallaç pamuğu gibi atar. Gezegenimizin geleceği gerçekten büyük tehlike altında. Genç kuşakları, liberalizmin allayıp pullayıp sunduğu gibi, albenili, cafcaflı, parlak bir gelecek beklemiyor. Tersine, yoksulluk, açlık, doğal afetler, katliamlar, savaşlar ve salgın hastalıklar bekliyor. Kültürel planda, bencil, çıkarcı, köşe dönmeci, acımasız, saldırgan, despot, sadece para düşünen, ırkçı ve anti demokrat bir dünya yaratılmaya çalışılıyor. Ve işin kötü tarafı, tüm bu yapılanlar sessizce kabule zorlanıyor. Bazen Irak ve Afganistan’da, Cezayir ve Vietnam’da, Şili, Arjantin ve Türkiye’de olduğu gibi silah zoruyla, bazen Birleşmiş Milletler, Nato, IMF, Dünya Bankası, sözde uluslararası yardım kuruluşları, uluslararası mahkemeler aracılığı ile aldatarak, bazen de film festivalleri, spor organizasyonları, Nobel ödülleri, uydu yayınları, internet ve dehşetli bir asparagas medya yayınları ile yapılmaya çalışılıyor. Şu anda, içindeki tüm derin çelişkilere karşın, emperyalizm altın çağını yaşıyor. Dünyanın şişmanları geometrik olarak  semirirken, yoksulları daha da yoksullaşıyor. Kabul edin ya da etmeyin, fotoğraf bu. Yani tüm imparatorluklar gibi, dünyayı görünür bir barbarlığa doğru taşıyan  emperyalizm, alternatifsizliğini  anlatmaya çalışıyor…

 

   Barbarlık, yani insanlığın daha iyi daha demokratik bir yaşam adına tüm kazandıklarının bir kenara atılması. Üreten, yaratan, çalışan ve gezegeninizi gerçekten yaşanılır kılanların ise, sadece birer nesne, köle olarak bulundukları bir dünya. Daha şimdiden, bu hale getirilmiş, köşelere ötelenmiş, milyarlarca insan böyle durumda. Afrika’nın kan ağlaması ve hergün değişik sebeplerle, milyonlarca insanın  seyirci kalınarak birbirine kırdırılması nasıl açıklanabilir. O topraklar, uluslararsı tekellerin hem bugün hemde gelecekteki kar ve zenginlik araçları sadece.Ne kadar istikrarsızlar,ne kadar birbirine düşmanlar,ne kadar aç ve yoksullar,o kadar emperyalizm güvende demektir

 

   Bütün bunlara rağmen başka bir dünya mümkün müdür? Evet başka bir dünya mümkündür. Kapitalizmin yüzlerce yıllık tarihi, insanlığın acılarının da tarihidir. Bu tarihin red ve inkarı mümkündür. Kısacık ömründe sosyalizm deneyimleri bunu kanıtlamıştır. Tüm hatalarına, zaaflarına, başarısızlıklarına rağmen tüm dünya yoksullarının Kabe’sidir. Daha doğrusu öyle olmalıdır. Bu kültürü içselleştirmek elbette zordur. Onca yoksulluk, açlık içindeki dünyanın ötekileri, kendi geleceklerinin planlarını yapmak, kendi kendisini yönetmek, tüm üretilenleri paylaşmak noktasında değillerse bugün, olamayacakları anlamına gelmez. Bunun mümkün olmadığını, sosyalizmin bittiğini anlatmak için, emperyalizmin milyarlarca dolar harcayarak yaptığı bilgi karartmasına rağmen mümkün. Bugün bütün Latin Amerika’yı saran anti-emperyalizm rüzgarı, halkların gizli enerjilerinin, potansiyellerinin ne muhteşem bir şey olduğunu göstermektedir.

 

  Şeyh Bedrettinlerin, Pir Sultanların, Yunus Emrelerin, Denizlerin  ‘’yarın yanağından gayri her şeyin ortak olduğu’’ bir dünyanın mümkün olduğuna dair, yüzlerce yıl öncesinden beri söyleyegeldikleri Anadolu toprakları da bu potansiyellere fazlasıyla sahiptir. Yeter ki umutlarımız, coşkularımız, vicdanlarımız bilgi karartmalarından ve kirliliklerinden uzak olsun.

      hasimbaris@ak-bim.com.tr               01 Nisan 2006/ANTALYA


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Arşiv
 
Hasim Baris

Sosyalizm ya da Barbarlik
Tüm hakları saklıdır