Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
Gökköy Radyosu - ilaç gibi radyo
   19. Ekim 2018, Cuma      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
  Ana Sayfa > Arşiv >  > 

Murat Ilhan

Anlik Yazi

İnsan hakları mı Hakk’ın insanları mı? İnsan hakları diye bir şeyin eşitlik prensibi dahilinde uygulanmadığı günümüzde, Hakkın insanları savunuculuğunu yapmak bence daha da doğru.
                77221   (defa okundu)               

  01 Ocak 2008        05:52:23        6028   (defa okundu)     

Murat Ilhan
        

Merhabalar,

 

            İnsan hakları mı Hakk’ın insanları mı? İnsan hakları diye bir şeyin eşitlik prensibi dahilinde uygulanmadığı günümüzde, Hakkın insanları savunuculuğunu yapmak bence daha da doğru. Eğer yaşamak için geldiysek dünyaya 72 millete bir nazarla bakmak ve onun etnik ve dini kimliğinden soyutlayarak, düşüncemizde sade ve sade insan olarak var etmek, yapmamız gereken en doğru iştir.

 

            Bugün insan hakları adına yapılan katliamlar, karalamalar, yakmalar, yıkmalar, ölümler aşikardır. İnsanları sırf dini ve etnik yapısını bahane ederek karalamalar ve bütün kötülükleri üzerlerine yıkmak gerici beyinlerin tam da içine yerleşmiştir.

 

            Bunun en son örneklerinden birini de Almanya’nın ARD televizyon kanalının yayınladığı dizide gördük. Dizinin önceden haberini alan Avrupa’da yaşayan Aleviler ve onları destekleyen gönüllülerin ARD televizyonu önünde yapmış olduğu protestoyu izledik. Kanal yöneticileri bu protesto karşısında yayından önce bir yazı ile söz konusu dizide hiçbir inancı karalamak niyetinde olmadıklarını belirteceklerini söyleyerek o anlık eylemi geçiştirmişlerdir. Ama öyle bir saçmalık söz konusu ki dizinin içinde Alevilere alenen yapılan karalamanın, dizi öncesinde çıkartılacak yazı ile aklanamayacağı açıkça aşikardı. Nerden akıllarına geldi de böyle bir dizide böyle bir karalamaya yer verme gerekliliği duyuldu. Acaba kurgu Türkiye’den mi getirildi. Çünkü Türkiye’de bu kurgular ile ilgili çok arşiv var. En basitinden herkesin hatırlayacağı Güner Ümit olayı, yine yakın zamanlarda okullarda baskı altına alındıkları belirtilen Alevi öğrenciler. Yine bu dizi öyle bir döneme denk getirildi ki tam da Maraş Katliamının yıldönümünün olduğu hafta idi. Alevilerden binlerce kez özür dilemesi gerekenler, her geçen gün Alevilerin canını daha da fazla yakmaktadırlar.

 

            Muharrem ayında Alevi dedelerinin devlet yetkilerince iftar yemeğine davet edildikleri duyulmaya başlandı. Hacıbektaş dergahı postnişini Ulusoy dedemiz - ki Türkiye’deki dedelerin piridir ve -, bu iftara katılmayacağını bildirmiştir. Ulusoy efendimizin katılmayacağı bir yemeğe katılma cesareti gösteren dedelerin, arkasında hiçbir talibinin yer almayacağını ve dedelik kurumuna büyük bir darbe vuracakları bugün tartışma programlarında sıkça söylenmektedir. Hatta Pir Sultan Abdal’ında Hızır’ın sofrasına oturmadığı ve ona yapılan ikramı kabul etmediği de yine bu programlarda dile getirilmektedir.

 

            Muharrem (onikiimam) orucu yaklaşıyor, Kurban bayramının birinci gününden onyedi gün sonra başlıyor (bugün kimilerin göre üç gün önce ve üç gün sonra olmak üzere değişebiliyor) önemli olan niyet. Bize kimse cennet vaad etmiyor oruç tutmamız karşılığında ve biz yaradanı sevdiğimizden yapıyoruz ibadetlerimizi, korktuğumuzdan değil. Bunun en güzel örneklerinden birini değerli ozanımız Muhlis Akarsu şu dizesi ile dile getiriyor.

 

 

Ayıp değil midir ademe  minnet

Başına çalınsın haydar hurili cennet

Dostluk pazarında olma muhannet

Huri kılman senin olsun, Haydar sen benim

 

 

Bu vesile ile Muharrem ayında tutulan oruçların, dağıtılan aşurelerin ve kesilen kurbanların kabul olmasını dilerim.

 

Evet dostlar, canımızın defalarca yandığı günümüzde birbirimize daha da fazla sahip çıkmanın zamanı gelmiştir ve geçiyordur bile. İnsanı ibadetin merkezi sayan ve kimseyi ayırt etmeden dünya halklarını kendimize kardeş sayan bizlere yapılan kötülüklerin sonu gelmesi gerekir artık. Gündelik siyasete alet olmadan ve kendimizi önce kendimize tanıtarak işe başlamanın zamanı gelmiştir artık. Bugün Alevi kimliği taşıyan tüm dostlarımızın Aleviliği daha da iyi bilmesi gereklidir. Biz bileceğiz ki çevremize öğreteceğiz. Bizim sahip çıkmadığımız değerlere kimseler sahip çıkmaz. Çok zor değil, kültürümüzle ilgili büyüklerimizden öğreneceklerimiz ve kendi çabalarımızla okuyacağımız birkaç kitap ile hiç değilse kendimizi tanımlamayı başarabiliriz. Biz kendimizi var ettikçe, yok etmeye çabalayanların uğraşları boşa çıkacaktır


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Arşiv
 
Murat Ilhan

Anlik Yazi
Tüm hakları saklıdır