Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
Gökköy Radyosu - ilaç gibi radyo
   19. Ekim 2018, Cuma      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
  Ana Sayfa > Köyümüz Gökköy >  > 

Bu yazımızda gençlerin tanışmasından düğüne kadar gelişen süreci ve halaylarımızı okuyabilirsiniz..



Devamı -

Bu yazımızda gençlerin tanışmasından düğüne kadar gelişen süreci ve halaylarımızı okuyabilirsiniz..
                72803   (defa okundu)               

Topuk Seyri (Tanışma)

İnsan olmanın bir sonucu olarak, gençler de belli bir yaşa ulaştıklarında, fizyolojik-piskolojik olarak, beğenme ve beğenilme duyguları ön plana çıkar.

Topuk Seyrini; işte tam bu çağlara ulaşan genç erkeklerin, tanımadığı kızları tanıma imkanını sağlayan yada tanıdığı, konuştuğu kızı, diğer erkek arkadaşlarından koruma, kollama amacına yönelik kolaçan etme imkanı sağlayan bir gözetleme ve seyretme meşkuliyeti olarak tanımlayabiliriz.

Topuk seyri, su yolu üzerindeki toprak damlar yada çeşmeyi görebilecek hakim bir duvar dibinde yapılır.

Topuk seyri yalnızca erkeklere hizmet eden bir meşkuliyet değildir. Genç kızlarda; bu seyir esnasında, podyuma çıkmış mankenin ürün tanıttığı gibi, kendi özelliklerini önplana çıkartarak, sevdiği gence veya diğer genç erkeklere kendini beğendirmeye çalışır.

Kız isteme

Topuk seyri ile başlayan tanışma, yine topuk seyri ile anlaşmaya kadar gider. Anlaşan gençlerin ana ve babaları, aracılar vasıtası ile kızın yakınlarına durumu açarlar. Onlardan aldıkları cevapları değerlendirirler.

Bu değerlendirme sonunda, erkeğin ailesi, kız ailesinin yanında hatırı sayılır bir komşu ile kızın ailesinden kızı istemeye giderler. O akşam misafirlik kuralı olan, hoş beşten sonra, esasa geçmek üzere, komşu söz alır.

-Eyy.. komşu hoş bulduk, sefa bulduk ama bize niye geldiniz diye sormadınız.

-Komşu gelene niye geldin denilmez. Hoş geldiniz. Sefa geldiniz. Nedir? arzunuz, isteğiniz. Elimizden gelen birşeyse, başüstüne çaresine bakarız.

-Tabi, tabi.. komşu elinizden gelen ve sizden bitecek bir işimiz vardır.

-Söyleyinde bizde görevimizi bilelim komşu.!

-Bak komşu.! dünya bu ahval üzerine kurulmuştur.

-Maşallah kızımız büyümüş, sivrilmiştir. Artık mürüvetini görme zamanı gelmiştir. Ne dersiniz.? Sizde fakındasınızdır. Der ve kısa bir duraksamada bulunur.

Tabi bu bir geçiş konuşması olduğundan, aldığı izlenim üzerine kız tarafının tutumu ölçülür. Eğer hemen reddedilmemişse, devamında;

-Komşu işin aslı astarı, kısacası, “ Allahın emri, Peygamberimizin kavli ile kızımız ....’yı, oğlumuz ....’ya istiyoruz.”

demesi üzerine, kızın büyüğü eğer herhangi bir mani durum yoksa,

“Komşu Allahın emrini hatırlattınız. Ona bir diyeceğimiz yok. Ancak, birde kızımıza soralım. Eşimize dostumuza danışalım. Daha sonrada kaldığımız yerden haftaya.........günü devam edelim” der.

Bu sözün denilmesinin ardından, konu üzerinde fazla konuşulmadan, kısa süreli normal bir sohbetten sonra müsaade istenerek, belirlenen günü beklemek üzere, misafirliğe son verilir.

Bu arada herhangi bir olumsuzluk tespit edilecek olursa, yada kesin olarak reddedilecek olursa, bu durum kız tarafından, aracılar vasıtası ile erkek tarafına bildirilir.

Eğer olumsuz herhangi bir sonuç çıkmazsa, o gün geldiğinde, erkek tarafı hazırlıklarını yapar. Erkek tarafı yaptığı hazırlıkları ile birlikte kız evine gider. Konuyu tekrardan açar.

-Komşu o günde andığımız gibi “ Allahın emri, Peygamberimizin kavli ile kızımız ....’yı, oğlumuz ....’ya istiyoruz. der. Eğer kız tarafının kararları olumsuz ise bunuda daha önceden aracılar ile kendilerine iletmişse, bu kararlarını ve gerekçesini anlatır. Yok.! olumsuz bir durum yoksa,

-Komşu bizlere bir şey düşmez. Komşular uygun gördükten, çocuklarda birbirlerini bildikten sonra, Allahın emri, Peygamberimizin kavlide böyle ise bende “Verdim gitti.” der. Devamında, ancak;......... diye isteklerini belirtir.

Bunun üzerine erkek tarafı; “Tabii ki komşu.! Kurulmuş köprüden geçmek gerekir. Dirgene dayanmayan porsuk zaten harman yerine uğramaz. Onların hepisi kolay şeyler. Siz o konuda hiç merak etmeyin” diye kız tarafının gönlü alındıktan sonra, “Hısım Allah iki tarafada hayırlı uğurlu etsin. Elin günün içinde mahçup etmesin. Allah başa kadar versin....” diyerek, kız tarafın kalkarak elini öper. Böylelikle gençler evliliğin ilk adımını atmış olurlar. Bu arada ileride bir gün belirlenerek, yüzüklerin takılması kararlaştırılır.

 

Yüzükler takılır:

 

O gün gelir, yenilir-içilir. Artık gençler nişanlıdırlar. Bir çift olmanın bütün sorumluluklarına sahip olmuşlardır. Nişanlılık süresince, düğüne kadar erkeğin anası, babası, birinci derecedeki yakınları, her bayram ve özel günlerde, gelin kızlarını hediyeler götürerek, ziyarete giderler. Buna gelin görme derler.

 

Tanışma, isteme (dünürlük), yüzük takma, gelin görme usüllerini kısaca geçtikten sonra, iki ailenin hısım olması, gençlerin bir çift olarak toplum içine girmesinin son noktası olan düğün geleneğini anlatmanın zamanı geldi.

 

Düğün

 

Gün öncesinden, birinci derece yakınlara; elbiselik, gömlek, ayakkabı, ikinci derece yakınlara; havlu, çarşaf, terlik, üçüncü derece yakınlara; eşarp, tülbent, çorap ve diğer komşularına; şeker dağıtılarak, akraba ve komşular düğüne davet edilir. Buna okuyuntu dağıtma denir.

Düğün olacak evin ileri gelen yakınları, düğünden birkaç gün öncesinden hal danışıklığı denilen bir toplantı yaparlar. Bu toplantıda düğün kahyası, bayraktar, davulcular, yengeler ve hizmet edecekler belirlenerek, düğünün en uygun şekilde nasıl yapılacağı kararlaştırılır.

 

Düğün Kahyası: düğün sahibinin yakını olup, düğünün başından sonuna kadar, yapılacak işlerden düğün sahibi adına tam yetkilidir.

 

Bayraktar: Düğün sahibine yakın olan gençlerden olup, gençler arasında iyi ilişki sağlayabilecek, düğünün eğlenceli ve huzurlu geçmesinde katkı sağlayabilecek bekar bir delikanlıdır.

Düğünden önce düğün ekmeği yapılır. Ekmek yapılırken gelin kıza gönderilmek üzere, katmer denilen yağlı ekmek yapılır. Katmeri götüren çocuk gelin kızdan bahşişini alır.

Köyde düğünler hasat sonu yani işlerin olmadığı zamanlarda yapıldığından; genelde soğuk günlere rastlar. Bunun için ısınmak ve düğüne gerekli yakacakları temin etmek gerekir. Bunun için muhtardan izin alınır. Sonra komşular eşeklerini ve baltalarını alarak, odun temin etmek üzere önceden izin alınan mevkiiye giderler. Getirdikleri odunlardan 5-6 denklik (eşek yükü)odunu kız evine, diğerlerini oğlan (düğün) evine yıkarlar. Böylelikle düğün hazırlıkları da tamamlanmış olur.

Dualar yapılarak, davul-zurna eşliğinde, oğlan evine bayrak dikilmesiyle düğün başlamış olur. Bayraktar bu esnada toplanan kalabalığa, öncülük yaparak Allı Turna, Çorum Halayı, Temirağa, Bobbirik, Hoşbilerzik, Kıyılı gibi oyunlar oynatır.

Bu arada düğün evine yakın kişiler tarafından köy gezilir. Gidilen yerlerde düğün sahibinin adı söylenerek “.. selamı var” “Allah sizin çocuklarınıza da nasip etsin. Akşama danışığımız var buyurun”denir. Davet üzerine düğün evine gelenlerden hatırı sayılır birisi, Düğün Kahyasını cemaat içine davet ederek;

-Allah düğünümüzü hayırlı kademli etsin. Dışardan gelecek misafir yada yapılacak ne işimiz varsa tüm komşular buradayız. Bütün işler elbirliği ile yapılır. Allah kimseyi bu demden ayırmasın. Bizler yapılacak işleri paylaşarak azaltmayı, sevincimizi de paylaşarak çoğaltmaya hazırız.

Bu konuşmaya karşılık olarak, Düğün Kahyası da;

-Komşular hoş geldiniz!. Sefalar getirdiniz.! Sağ olun!, var olun!. Tabi ki bu tür işler komşularla yapılır. Allah sizinkilere de nasip eder inşallah! der. Ve yapılacak işleri konuşmaya başlarlar.

Gelecek olan misafirler yerleştirilip, yapılacak işler kararlaştırıldıktan sonra yenir içilir.

Sabah olunca; bayraktar erkenden gelip, davulcuları kaldırarak, köyde düğün olduğunu belirten, trajik makamlarla davul eşliğinde zurna çaldırır (Zahir vurdurur.). Evin ateşini yakar. Davulcuları doyurur. Gün yükselmeye başladığında öncelik sırasına göre davul zurna eşliğinde Düğün Kahyası, Müsahip, yengeler okuyuntucular (davetliler) toplanır. Gelen okuyuntucular (davetliler) zamanın rağbet gördüğü, düve, koç, teke, çeşitli tahıl gibi şeyleri düğün hediyeleri olarak getirip, düğün evine bırakırlar.

Dışardan gelen davetlileri düğün kahyası karşılar. Düğün evinde ikramda bulunduktan sonra danışıkta hangi eve misafir olarak verilmesi kararlaştırıldı ise ev sahibi ile birlikte o eve gönderir.

Akşam kına gecesi adıyla kız evinde kızın ailesi tarafından Kına Merasimi yapılır. Bu gece için başta eşkili olmak üzere Pekmezli Aş, Kabak, Erikçili gibi yiyecekler yedirilir. Son zamanlarda pasta, limonata, kuruyemiş ikram edilmektedir. Merasim için, orta bir yere kilim serilir. Kilimin üstüne minder ve yastık konur. Yastığın yanında bir kız çocuğu elinde ayna ile geline karşı tutar vaziyette iken, merasime geçilir.

Gelin kızı sağ ayağı önde olacak şekilde, iki kişi kollarından tutarak;

Ayağına giymiş nurdan nalini,

Ayağına giymiş nurdan nalini,

Gelir cennet evlerinden salini,

Gelir cennet evlerinden salini,

Sekiz açılır. Muhammed’in kapısı,

Sekiz açılır Muhammed’in kapısı,

Mümin kullar, ona gelir hepisi,

Mümin kullar ona gelir hepisi,

Fadime Anam oturmuş, kınasın ezer.

Fadime Anam oturmuş, kınasın ezer.

Hürü Melekleri cem olmuş cenneti gezer.

Hürü Melekleri cem olmuş, cenneti gezer.

Peygamber canına Muhammed’e selafat.

Diye maniler ikişer kez tekrarlandıktan sonra, gelin kız iki dizinin üstüne mindere oturtulur. Ve maniler söylenmeye devam edilir.

Biner atın iyisine,

Sürer yolun kıyısına,

Çağırın kızın ağabeyine,

Kız anam gelin oluyo..!

Neyaman malum oluyo..!

Atımın kuyruğu düğüm,

Sineme vurdular bugün,

Ayrılığın günü bugün,

Kız anam gelin oluyo..!

Neyaman malum oluyo ..!

Ayrılığı yalan sandım.

Yalan değil gerçeğiymiş.

Kız anam gelin oluyo..!

Ne yaman malum oluyo..!

Güvereni ekin sandım. .

Ekin değil bırçağımış

Kız anam gelin oluyo..!

Ne yaman malum oluyo..!

Elimi kesti testere,

Mevla'm şirinlik göstere

Kız anam gelin oluyo..!

Ne yaman malum oluyo..!

Atladı çıktı eşiği,

Sofrada kaldı kaşığı,

Büyük evin yakışığı ,

Kızanım gelin oluyo ..!

Ne yaman malum oluyo..!

Maniler bitince, gelinin eline kına yakmak üzere, büyükçe bir kapta hazırlanan kına manicilerden birine verildiğinde; manici kına batmıyoor..! diyerek bahşişini ister. Bahşişini aldıktan sonra kınayı önce gelinin eline sürülerek, sonra oradakilere dağıtılır. Sonra kına gecesine gelenlerin getirdikleri takı ve hediyeleri,

“Ebedee.. atı yörük olsun.!

Kılıcı keskin olsun.!

Akçası güzellere harç olsun.!

Bu da emmisinden, dayısından, halasından, teyzesinden eniştesinden v.s. (getirenin adını ve getirdiği hediyeyi söyleyip ) Onun çocuklarına da nasip etsin.!” diye bağırarak komşulara duyurur.

Takı işi bittikten sonra oğlan evinden davulcular getirilerek, ikişer kişi koro halinde yada solo halinde karşılıklı olarak, ilk söylenenin ikincisi tarafından tekrarlanması yapılarak söylenen manilerle; Düz halay, Dalike, Hızmalı, Pico, Keklik, Çekirge, gibi halaylar çekilir.Gelinin inmesine bir gün kala gelin ve damadın elbiseleri üç adet siniye paylaştırılıp, kız evine götürülmek üzere üç çocuğa verilir. Siniler davul zurna eşliğinde yenge ve sağmenlerle birlikte salavat getirilerek, oyunlar oynanarak, kız evine gidilir. Yolda oynanan oyunların en yaygını karşılıklı iki kişinin oynadığı kama bıçak oyunu olup, salavatların başlıcaları şunlardır.

Dambaşında duruyooo..!

Alem bize gülüyoo..!

Sana diyom bayraktar..!

Dağdaki meşe sayısını kim biliyoo..?

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..

Selle loo. selafat (koro halinde)

Dam başında duruyooo..!

Alem bize gülüyoo..!

Sana diyom sivalci..!

Dağdaki meşe sayısını balta biliyoo..!

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..

Selle loo.. . selafat (koro halinde)

Yere vurdum yumruğu..!

Budur hakkın buyruğu..!

Gökten bir koç indi kaç batmandır eti,

Kaç batmandır kuyruğu..?

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..

Selle loo.. . selafat (koro halinde)

Yere vurdum yumruğu..!

Budur hakkın buyruğu..!

Gökten bir koç indi otuz batman eti ,

Atmış batmandır kuyruğu..!

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..

Selle loo . selafat (koro halinde)

Hıristiyan elinden gezerek geldim.

Deryada gemide yüzerek geldim.

Sana diyom bayraktar Derya ne ? gemi ne?

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..

Selle loo.. . selafat (koro halinde)

Hiristiyan elinden gezerek geldim.

Deryada gemide yüzerek geldim.

Sana diyom sivalci derya Allah,gemi Muhammed

Seyd-i ikamet ver Muhammed Mustafaya selafat

Selle loo.. . selafat (koro halinde)

Bayraktar bayraktarlığına diyecek yok..!

Yirmi dokuz harfin kaçının noktası var, kaçının yok.?

Bunu da bilmezsen bayraktarlıkta hiç hakkın yok..!

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..!

Selle loo.. . selafat (koro halinde)

Bayraktarım bayraktarlığıma diyecek yok.

Yirmi dokuz harfin sekizinin noktası var yirmibir’inin yok

Bunu da bildim. Suru sormaya hiç hakkın yok.

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..!

Selle loo.. . selafat (koro halinde)

Kıble tarafından bir bulut uyandı.

Uyandı da arşaleye dayandı.

Sana diyom sivalci Hz.Ali'nin kısbeti neyle boyandı.

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..

Selle loo.. . selafat (koro halinde)

Kıble tarafından bir bulut uyandı.

Uyandı da arşaleye dayandı.

Sana diyom bayraktar Hz.Ali'nin kısbeti kendi kanıyla boyandı. Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..!

Selle loo.. . selafat (koro halinde)

Kız evine gelindiğinde, kapı kitleme olayı yaşanır. Kız tarafından biri yada birileri kapıyı kilitlediğini, yukarıda anlatıldığı gibi sini getirildiğinden, sini getiren oğlan evi tarafından, bahşişini almak istediğini belirtircesine kapının içinden bağırır.

-Kaç yengen var ?

-Beş yengem var. Diye karşılıklı esprilerle süslü tartışma sonunda, oğlan evi tarafından bahşiş verilerek, kapı açtırılır.

Sinilerde getirilen elbiseler, kız evine teslim edilirken, sinileri getirenlerde bu sefer kız evinden bahşişini alarak, sinileri teslim ederler. Böylelikle sini merasimi biter.

Siniden sonra köy meydanında oyunlar oynanır. Oyunların yanısıra, Baş, Başaltı, Orta ve Tozkoparan kategorilerinde güreşler tutulur. Güreşçiler güreştirilirken;

“İki yiğit çıkmış meydane, ikisi de birbirinden merdane.!

Büyüğüm diye güvenme.! Küçüğüm diye öğünme.!,

Büyük yılan gibi akar.! Küçük akrep gibi sokar.!” Diye maniler söyleyerek, güreş hakemi iki güreşçiyi güreşe hazırlar. Bunu takiben, pehlivanlar da perdah yapıp, bazı hareketlerle ısınmalarını sağlayarak, güreşe hazırlanırlar.

Güreşçilerin yaptığı ısınma hareketlerinin arasında bulunan, dizlerini karnına çekip, kispetlerinin üzerinden dizlerine vurarak yürümelerine perdah denir.Güreşler biter. Sinsin oyunu başlar.

Ertesi gün, yine davul-zurna eşliğinde, sağmenle birlikte selafatlar getirilerek, gelin almaya gidilir. Gelin kızın başına; renk-renk kaaticilerle, aynalarla, kırmızı liralarla süslü saptan yapılmış bir sepet konarak, renkli elbiseler giydirilir. Buna Gelin başı bağlama denirdi. 1970’li yılların ikinci yarısından itibaren artık gelinlik giydirilmeye başlandığından. Bu usule gelinlik geydirme denilmektedir.

Gelin hazırlandıktan sonra, erkek kardeşi tarafından beline al bir kuşak bağlanır. Bu kuşak bağlanırken, erkek kardeş üç kere Ya Allah.!, Ya Muhammed.!, Ya Ali.! sözünü tekrarlayarak bağlar.

Erkek kardeşe oğlan evi tarafından zamanın uygun görülen bir hediyesi, kardeş yolu olarak verilir. Gelin ev halkıyla vedalaşıp, kardeşiyle birlikte, dışarıya kadar çıkar. kardeşi gelini ata bindirilip, oğlan tarafına teslim edilirdi. Yine 1970’li yılların ikinci yarısından itibaran ise gelin evden damatla birlikte çıkıp, gelin arabasına binmektedir. Bu esnada;

Yumurtanın sarısı,Yere düştü yarısı,

Büyüğünü aldık gidiyook..! Küçüğüne darısı..!

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..

İşte geldik elinize,Ördek konsun gölünüze,

Kızınızı aldık gidiyook..! Sahip olun dilinize..!

Verelim Peygamber canına Muhammed’e selafat..


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Köyümüz Gökköy
Bu yazımızda gençlerin tanışmasından düğüne kadar gelişen süreci ve halaylarımızı okuyabilirsiniz..



Devamı -
 
Tüm hakları saklıdır