Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
Gökköy Radyosu - ilaç gibi radyo
   24. Ekim 2018, Çarşamba      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
  Ana Sayfa > Arşiv

Fehmi Ilhan

Hadi Gel Köyümüze Geri Dönelim mi ?

Çünkü köy artık anılarımızda yaşattığımız köy değil. Anılarımızda yaşattıklarımızqn çoğu ne yazık ki artık yaşamıyor. Yaşayanlarsa anılarimızdakinden çok farklı, aynı dili konuşsak da aynı şeyi konuşmuyoruz / konuşamıyoruz.
                76551   (defa okundu)               

Fehmi İlhan        fehmi.ilhan@web.de

Günümüze gelinceye kadar insanlar, yasadiklari çağın koşullarıyla baglantili olarak doğdukları yerlerden kimi zaman topluca kimi zaman da birey olarak ayrılmış başka topraklara yerleşmişlerdir. Bu bir doğa kanunu gibi sürekli yinelenmektedir adeta, gerekçeleri farkli olsa da.

Bizim yaşadığımiz göç olgusu da cağına özgü kimi nedenlere dayanmaktadir.  Büyük bir bölümü ekonomik olmakla birlikte, siyasi ve bireysel kimi nedenler de bu göçlerde etken olmustur. Bugün Gökköy' de yaşayandan çok dışarıda yaşayan Gökköylü'nün sayısının fazlalığı - sadece Gökköyle ilgili değil- Türkiye'de yaşanan toplumsal bir altüst oluşun ve kötü ekonomik koşulların bir sonucudur. Yaklasik 40-45 yillik bir geçmise dayanan bu göç ve göçün yarattığı gurbet olgusu, yaşayan birinci kuşakta derin izler birakmasına karşın, insandaki müthiş uyum ve dayanma gücü sayesinde yeni yaşam alanları yaratmasına ve buralarda kök salmasına engel olamamıştır. Peki gittikleri yerlerde kök salan bu insanlar neden, geldikleri yerlere karşı  ilgi duymaya başladılar?. Şairin cağrısina mı uydular : " Orada bir köy var uzakta / O köy bizim köyümüzdür / Gitmesek de görmesek de / O köy bizim köyümüzdür. Yoksa gittiği yerde umduğunu bulamayanların ortak cağrısını yansıtan: "Hadi gel köyümüze geri dönelim ..." Isteği, arzusu mu? Gökköylüleri ve diğerlerini derneklere toplayan, internete baglayan? Yazın, yazalım....

Bu soruya muhataplarinin veceği yanıtlar elbetteki farklı ve dikkate değer olacaktır. Biz burada kendi adımıa yanıtlar vereceğiz. Değişik düşünenler mutlaka olacak ve olmalıdır ve bunları herkesle paylaşmalıdır.

Gökköylülerin (diğer köylülerin de)  kendi aralarında birlik için kurumlar oluşturmaları, geçmişe dönük bir arayışın değil, geleceğe yönelik ortak kaygıların  önlenmesi / azaltılması ve  özlemlerinin gerçekleştirilmesi isteğinden doğmuştur. Köy, kimi yaşlılarca, yaşam mücadelesinin yarattığı fırtınadan yorgun düşmüş bedenlerini dinlendirecekleri bir liman olarak algılansa da genç kuşaklar için köy artık bir gelecek vaadetmiyor. Onlar, Gökköy’ü şu anda bulundukları / yaşadıkları yere taşıyan, geçmişlerine uzanan yolun başlangıcı olarak görüyor/algılıyorlar. İnsan bugünü yaşıyor, yarınını planlıyor. Elbetteki geçmişini de anımsayacaktır, istese de istemese de. Iyi - kötü anılar hep yanıbaşımızda olacaktır.

Çoğumuz köyümüzü özlüyoruz, bizi oraya bağlayan anılarımız, analarımız var. Ancak yine pek çoğumuz günümüz koşullarında bir hafta bile köyde yaşamakta zorlanıyoruz. Çünkü köy artık anılarımızda yaşattığımız köy değil. Anılarımızda yaşattıklarımızqn çoğu ne yazık ki artık yaşamıyor. Yaşayanlarsa anılarimızdakinden çok farklı, aynı dili konuşsak da aynı şeyi konuşmuyoruz / konuşamıyoruz. Bu nedenle  Gökköy’e  dönüş o kadar da çekici değil, benim gibi orta kuşaklar için, genç kuşaklar içinse akla dahi getirilmeyecek kadar uzak... Bütün bunlar oraya ilgi duymamıza engel değil. Fiziksel koşullar dönüşün önünde engel olabilir, ancak günümüz dünyasındaki toplumsal yaşam ve etik çöküş, bizi kimi konularda köye düşünsel dönüşü zorluyor / anımsatıyor. Bu nedenle Gökköy’e  (köylere) olan ilgi basit bir hadi köyümüze geri dönelim çağrısı değil, dünyada yaşananlara kayıtsız kalmayalım, senaryosu birilerince yazılmış oyunda figuran olmayalım bilincinin yakalanışqdır.

Gökköy’e olan ilgi, sabıkalarının tüm toplumlarda hayli kabarık olması dolasıyla globalleşme (küreselleşme) adı altında sevimli gösterilmek istenen emperyalizmin, başta kültürümüz olmak üzere herşeyimize kendine göre şekil vermek isteyen, uyutucu/uyuşturucu, susturucu, yıkıcı etkisine karşı gösterilen tepkinin bir sonucudur bence.

          Yozlaşan, yozlaştırılan kültürlere, cinselliğe dönüştürülmüş sevgiye, kabalığa kurban edilmiş saygıya, hayatq yaşanmaz hale getiren kaygıya insanı insanlıktan uzaklaştıranlara karşq duruştur.

Bu ilgi, eskiye takılıp kalmak, geçmişte yaşamak, geriye dönüş degil, geçmişe bakıştqr. Ayrışmak / ayrılmak değil, farklılıkların yokedilmesine  asimile edilmeye karşı uyanıştır.

Dayanışmaya, yardımlaşmaya ve yokedilen değerlere dönüştür. Köylerin kaçılası değil, yaşanası yerler olması için atılmış bir adımdır. Bağların dağlaşmasına, köylerin boşalmasına itiraz etmektir.

Dürüstlüğün enayilik, üçkâğıtçılığın işbitiricilik olmadıgını söylemektir. Ben yerine biz diyebilmek, imece yapmaktır.

Bu ilgi, hadi köyümüze geri dönelim diye değil, özümüze dönelim özümüze diyedir. 

 


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Arşiv
Fehmi Ilhan

Hadi Gel Köyümüze Geri Dönelim mi ?
 
Tüm hakları saklıdır