Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
Gökköy Radyosu - ilaç gibi radyo
   16. Ekim 2018, Salı      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
  Ana Sayfa > Köyümüz Gökköy

Gökköy ekonomisi

Köydeki ekonomik gelişmeler. Tarım ve hayvancılıktan farklı sektörlerde özel teşebbüslere uzanan yol..
                71885   (defa okundu)               

Ekonomi

Köyün ekonomisi geçmişten bugüne kadar tarım ve hayvancılık üzerine kurulmuştur. 1960'lı yıllara kadar tarım, tarlada karasaban, harmanda döven; hayvancılıkta dağda doyur köyde yatır usülü yapılmakta idi. Tarla tarımında haşhaş ve buğday, bahçe tarımında meyve, sebze ve üzüm başta olan ürünlerdi. Hayvancılıkta, koşum için büyükbaş hayvan, diğer ihtiyaçlar için küçükbaş hayvanlardı. Nüfusa göre köyün arazisinin yetersizliği nedeniyle, ne kadar emek sarfedilirse edilsin yeterli değildi. Köy halkı arasındaki alış verişler takas usülü olup, ticari zihniyetli değil yardımlaşma ve dayanışma amacıyla yapılırdı. İş ilişkilerinde de aynı anlayış yani imece usulü hakimdi.

Köyde kooperatifin kurulması, köydeki hareketi biraz olsun canlandırdı... Bakkalın açılmasından sonra da takas şeklinde yapılan alışverişi giderek nakit alış verişe dönüştürdü. Küçük çapta da olsa amatörce arıclığın yapılırken köyde kümes hayvancılığında Ahmet Alper ve Hasan Özdemir tarafından iki önemli deneme yapıldı. Ancak altyapının hazır olmaması nedeniyle başarılı olunamadı.

Köyden dışarıya göçün hızlanması nedeniyle iş gücünde azalmalar oldu. Maliyet arttarken üretim azaldı.

Bunun üzerine 1970'li yıllarda modern tarıma yönelerek, tarlada traktör, harmanda patos uygulamısana başlanıldı. Bu nedenle büyükbaş hayvancılığı tarihe karıştı. Köydeki ekili arazinin modern tarıma müsait olmaması, zaten yetersiz alanların daha da azalmasına (yaklaşık% 50 kadar) sebeb oldu. Köydekiler kalanlar iş bulamayıp çevre köylerde iş aramaya başladılar. Bu işler için soğan otu, pancar çapası, pancar ve soğan sökümü yalnızca birkaç örnektir. Bu işleri de yetersiz bulanlar bu kez Mart ayında yorganlarını sırtlayarak Kasım ayına kadar gurbete gitmek zorunda kaldılar. Öte yandan devletin ormanları koruma altına alması, köylünün geçiminde önemli bir tutan küçükbaş hayvanlardan keçinin beslenmesine yasak getirdi. Böylece hayvancılıkta "evde doyur evde yatır" usülüne dönülmek zorunda kalındı. Kendini karnını zor doyuran köy halkı, hayvancılığı geçici bir süre bırakmış olsa da ve alt yapı da müsait olmasa, şimdi daha modern usülle yapılan hayvancılık bazı ailelerin uğraş alanı oldu.

Diğer yandan genç nüfusun azalması nedeniyle tarım alanında çalıştırlımak üzere dışardan işçi getirilmek zorunda kalındı. Bahçe tarımı neredeyse yok olmak üzere, bağlar ve bahçelerin büyük bir bölümü ise bozulmuş durumdadır. Ama bunun yanında dışarıya açılım nedeniyle de müteşebbüslerimiz çoğalmıştır:

Eğitim alanında: Musa Naykı, Haşim Barış

İnşaat sektöründe: İbrahim Öncül, Aziz - Nadir- Oğuz Alper, Ramazan Ayaz

Taşımacılık: Hüseyin Onaylı, Sadık Sakar, Ali Zeren, Yaşar Tolan, Metin Özkan, Ali Arda, Cafer Özbey...

Taşımacılık: Hüseyin Onaylı, Sadık Sakar, Ali Zeren, Yaşar Tolan, Metin Özkan, Ali Arda, Cafer Özbey...

Serbest Meslek - Ticaret: Memduh - Ali Demir, Rasim - Yaşar Özkan, Ali Ürün, Hüseyin Uprak, Nedim Yalçın, Hüseyin İlhan, Musa Aluş, Ahmet Akkan, İbrahim Aluş, Bayram Turan, Ünal Kaya, Nurettin Ardıç, Ali Taşın, Hasan - Adnan Keser..

 

Çobanlık

 

Köyün ekonomisinin ağırlıklı bir ayağını da hayvancılık oluşturur. Büyük ve küçükbaş hayvancılık birlikte yapılmakta. Öteden beri köyün hayvanları kırda otlatmak suretiyle hayvanlar kirda otlatmak beslendiğinden bunları güdecek çobanlara gereksinim duyulmaktaydı. Zaman zaman keşik (ailelerin sırayla otlatması) denilen denilen yöntemle güdülse de bu işi bir meslek haline getirmiş kişiler de vardı. Üstelik köydeki hayvanlar da öyle rastgele güdülmezdi. Bunlardan sıgırlar için Sığır Çobanı, buzağı ve eşekler için Bızağ Çobanı, koyun ve keçiler için Davar Çobanı; oğlak ve kuzular için Oğlak Çobanı tutulurdu. Bu konuda deneyimli ve güvenilir çobanlar bulunmaktaydı. Örneğin Takır (Halil Onaylı) çobanlık denilince çobanlık denilen akla gelenlerden ilkidir. Diyal Hasana Onaylı), Kürt Musto (Mustafa Onaylı), Mahmut (Sadık Koç), Gıyık (Halil Koç) çobanlardan yalnızca bir kaç isimdir. Öte yandan davarlar yaz kış olmak üzere iki ayrı dönem olarak otlatılırdı. Çobanlar sabahın ilk ışıklarında: "Heylen davar gidiyooo heylen" diye bağırarak, konu komşuyu hayvanlarını çıkarması için haberdar ederdi. Bunu duyanlar davarlarını çıkararak süreye katardı. Sığır buzağı ve mal çobanlığı ise ilkbaharda başlayıp kış yaklaşıncaya kadar sürer, kışın evde beslenirdi. Bunlardan başka genellikle kendi öküz, dana, ve mandalarını (kömüş) otlatan Mal Çobanları da vardı ki bizler dahil pek çok insan bunu yapmıştır. Hemen hemen her evden bir kişi kendi mallarını güderdi. Günümüzde artık bu ortadan kalmıştır. Sığır ve davar çobanlığı artık eskisi kadar yoğun olmasa da bir iki pörnek (sürü) olarak güdülmektedir.

 

Bekçilik

 

Köydeki tüm arazilerin ekilmesi, hayvanların otlatacağı alanların da sınırlı olmasına neden oluyordu. Bu nedenle hayvanlar zaman zaman ekili arazilere zarar verebiliyorlardı. İşte tarla, bağ ve bahçelere zarar verilmesini önlemek için oralara bekçi tutulurdu. Bekçilik de bir meslek, bir geçim kaynağıydı köyümüzde. Eskiden köyün işlerine bakmak, muhtara yardımcı olmak üzere bir Köy Bekçisi (resmi devlet görevlisi sayılırdı) olurdu. Bu halen devam etmektedir. Tarlaları, meraları korumak üzere bir Kır Bekçisi, Aşağı Bağlar, Ağanın Bağlar ve Ağcoluk için de birer tane Bağ Bekçisi tutulurdu. Bu bekçilerin ücreti hak diye belirlenir (50 hakla ekin gibi), orada arazisi ve bağları olanlar bunların büyüklüğüne göre kendilerine düşen payı "bekçinin hakkı" olarak verirdi. Giderek çobanların azalması, elbette ki nüfusun da azalması, bağların bakımsızlıktan dolayı batması dolasıyla bekçinin sayısı da bire düşmüş, üstelik o da hem kır hem de köy bekçiliğini üstlenmek zorunda kalmıştır.

Köyde uzun süre bekçilik yapanlardan bazıları şunlardır: Gulbek (İbrahim Güneş), Daşkafa (Ali Aydın), Haşerinin İsmo (İsmail Gül), Zıvgalının İsmo (İsmail Temiz) Gavir Ali (Ali Tekin), Hamik (Ahmet Acar), Selâkuli (İsmail Sağlık)...

 

Haşhaş

 

Köyümüzün 1960'lı yılların sonuna kadar en önemli geçim kaynağı idi. Köylü çoluk çocuk haşhaşı eker, otunu alır; çizim zamanı geldiği zaman da akşam üzeri çizimini yaparak sabahın erken saatlerinde sakızını toplardı. Olgunlaştığı zaman da haşhaşı kırılarak hasat ederdi. Tohumunda elde edilen afyon sakızı en önemli gelir kaynağı olurken sapı ve kozası ise yakacak olarak kullanılırdı. Köy ekonomisinde önemli bir yere sahip olan haşhaş ekimi 1970'li yıllarda devletce yasaklanmıştır.

 

Zuval (Kızılcık)

 

Köyün Zuvallı mevkiinde çok sayıda kızılcık ağacı bulunmaktadır. Buradaki ağaçlar köyün ortak malıdır. Kızılcıklar olgunlaşıncaya kadar korunur. Olgunlaştıktan sonra, köyde gelenek haline zuval toplama yaşanır. Bekçinin çağırısıyla köylüler, yaşlı genç demeden bir şenlik havasında kızılcık toplamaya gider.

 

Bağlar:

 

Köyümüzün güneyin de; Ellezin Kaya, Kara Verep, Çamasanın Bağlar, Aşağı Bağlar, Oluk Bağlar, Ağanın Bağ, Kürdün Bağlar ve Ilgayır, kuzeyinde Eynenin Pınar Ağca Oluk ve Karşı Pınar mevkiilerinde olmak üzere üzüm bağları mevcuttur. Bağlar köyün en önemli geçim kaynaklarından birisidir. Üzümünden kış boyunca gıda ihtiyacı olan pekmezini, sofrasında ki lezzetini veren sirkesini, tüm düğün, bayram ve özel günlerinde masalarını süsleyen rakı ve şarabını, mevsimlik olarak sofrasındaki üzümünü, yine mevsimlik erik, kiraz, vişne, kayısı, şeftali, armut, elma, ceviz gibi meyve ihtiyaçlarını, ev yapımı için kullandıkları söğüt ve kavak keresteleri bile bu bağların etrafına dikilerek, yetiştirilen ağaçlardan temin edilirdi. Edilirdi diyoruz çünkü; son yıllarda bağlardaki bakımsızlık, yok olma noktasına gelmiştir. Dileğimiz bu önemli kaynağın tekrardan güçlenmesidir.

 

Bahçeler:

 

Köyde bahçe tarımı, çok küçük çapta olup, yalnızca günlük ihtiyaç temin etme amacına yönelik uğraş alanıdır diyebiliriz.

 


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Köyümüz Gökköy
 
Gökköy ekonomisi
Tüm hakları saklıdır