Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
Gökköy Radyosu - ilaç gibi radyo
   16. Ekim 2018, Salı      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
  Ana Sayfa > Köyümüz Gökköy

Gökköy'ün inanç dünyası

Bir Alevi köyü olan Gökköy'de yaşayanlar yıllardır bu inancın gerekleri yerine getirilmek için çaba sarfetmiştir.
                69973   (defa okundu)               

Aleviliğin kısa tanımı:

Alevilik; Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz.Ali’nin adaletinden ayrılmayan, temelinde insan sevgisi bulunan, her dine, mezhebe, inanca saygı duyan ve hoşgörüyle bakan, dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen, eline, beline, diline sahip olma ilkelerini şart koşan ve bunu muhasiplik kurumu ile gerçekleştiren, gelmek isteyen inançlı insanları çatısı altına alarak manevi ihtiyaçlarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, şeriatın bağnaz kurallarına bağlı olmayan ve onu reddeden, İslam dinini kendine göre – Sünni inancının dışında – yorumlayan; asıl doğruluk, kemali dostluk, cevheri merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvesi sevgi hamuruyla yoğrulmuş, insan-ı kamil yani erdemli insan yaratmayı öngören, korkuyu aşıp sevgiyle Tanrıya yönelen, En-el Hak ile insanın özünde tartıyı gören, yaradan ile yaradılan ikiliğinden Vahdet-i Vücut’a (Varlık Birliği) varan, edep ve ahlaklılığı yaşamının temeline koyan,, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hem de irfaniliğin mayası bulunan, kişinin ahlak ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, dini biçim ve şekil olarak değil, inanç olarak algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve Batıni özelliğiyle evrimleştiren, akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Cemi’nden alınan ilhamla yürüten canların inanç sistemidir.

Alevi Inanc Takvimi

10. EKİM 2011
İMAM HÜSEYİNİN ŞAHADET GÜNÜ

06. KASIM 2011
KURBAN BAYRAMI

26. KASIM 2011
MUHARREM ORUCUNUN BAŞLAMASI

8.ARALIK 2011
AŞURE GÜNÜ

21. MART 2012
HZ ALİ ‘NİN DOĞUMU NEVRUZ

13. – 15. ŞUBAT 2012
HIZIR ORUCU

10. EKİM 2012
İMAM HÜSEYİNİN SAHADETİ(miladi)

25. EKİM 2012
KURBAN BAYRAMI

15. KASIM 2012
MUHARREM ORUCUNUN BAŞLAMASI

27. KASIM 2012 AŞURE GÜNÜ

 

Zülfikar neyi sembolize ediyor?

Züfikar’in neyi sembolize ettiğine geçmeden önce Zülfikar’in ne olduğunu açmak gerekiyor. Zülfikar, Hz. Muhammed tarafından Hz. Ali’ye armağan edilen ucu çatal kılıcın adıdır. İnancımıza (Aleviliğe) göre Zülfikar savaş öncesi gökten inmiştir. Hz. Muhammed’de bu gökten inen kutsal kılıcı Hz. Ali’ye hediye etmiştir.

Zülfikar, asırlardır adaletin sembolü olarak işlevini sürdürmeye devam ediyor.

Zülfikar, Hz. Ali’nin kişiliğiyle bir bütünlük haline gelmiştir. Hz. Ali’yi Zülfikarsız düşünmek mümkün değildir.

Zülfikar’ı salt bir savaş aracı olarak görmemek gerekiyor. Zülfikar, gerçek adaletin, hakkaniyetin, doğruluğun, mertliğin sembolidir.

Günümüzde Zülfikar Alevi olmayı (dışsal/zahiri anlamda da olsa) sembolize ediyor. Özelikle de Alevi gençliği Zülfikar’ı kolye şeklinde takıyor. Bu “Aleviyim” demenin, kimliğini Zülfikar’ın tarihsel misyonuyla açıklama biçimidir. Olmadık baskılara maruz kalan Alevinin kimliğini sembolize ediyor Zülfikar. Elbette boynuna her Zülfikar kolyesi takan kişi Alevi değildir. Alevi ise dahi, bazıları Zülfikar’ın taşıdığı misyondan, Zülfikar da sembolleşen adalet anlayışından habersizdir. Bütün bunlara rağmen Zülfikar günümüzde Alevi kimliğini simgesel, biçimsel de olsa dışa yansıtıyor.

Dedelik nedir?                 

Dede, Alevi toplumunun inançsal önderidir. Dedelik ise kendine has bir iç yapısı/hiyerarşisi bulunan bir kurumdur. Her Alevinin bir dedesi vardır. Her dedenin de bir dedesi (mürşidi) vardır. Talibin davranışlarından (inanç anlamında) dede sorumludur.

Dede talipleri eğiten, yol gösterendir.

Dede taliplerin bütün düşünsel, manevi sorunlarına çözüm, sorularına cevap getiren kişidir. Dedelik kurumunun kendisine özgü bir yapılanması var. Bu yapılanma (mürşit-rehber bağlamında) gereği, her dede ayni zamanda başka bir dedenin talibidir. Nasıl ki talip bir yanlışa düştüğünde yada hata yaptığında dedesine sığınıyorsa, ayni şekilde dede de talibi olduğu dedesine (mürşidine) sığınıyor. Böylece mükemmel bir denetim mekanizması kurulmuş oluyor. Bu mekanizma halkalar misali bir birine bağlı. Yani bir dedenin görevini layıkıyla yapıp yapmadığını mürşidi tarafından denetlenir.

Erenler kimlerdir ve Eren kime denir?

Eren, kendini Hak yoluna adayan ve bu yolda bir çok makamı aşarak bazı sırlara vakıf olan kimseye denir. Erenler Hak sırrına vakıf olmuş, İnsan-ı Kamil mertebesine ulaşmış kişilerdir. Ancak günlük dilde Erenler kavramı karşıdaki kişiyi yüceltmek, dikkat çekmek, kırıcı olmadan uyarmak içinde kullanılıyor. Yine bilge, olgun, alim, inançlı kimselere de deniliyor

Kırklar

Arifi billah mertebesine ermiş (velilik derecesine) ulaşmış kırk ulu kişi. Hz. Ali’yle birlikte Fatıma Ananın da bulunduğu bir araya gelen arifler topluluğudur. Varlıktan, benlikten, geçerek velilik mertebesine ve katına ermiş Arifler topluluğudur.

Alevilik’teki mistik yapıyı vahdeti vücud felsefesini ve kemal aşamasını simgeleyen kırklar Meclisi, senliğin benliğin kalktığı, herkeşin eşit sayıldığı, kırkının bir, birinin kırk göründüğü birlik makamıdır.

Kırkların, içersinde 17′sinin bacılardan oluşması Alevilik’te kadına verilen önemin ve eşit değeri de vurgular. Alevi aynül cemleri, tasavvuf inancına göre kırklar meclisine dayandırılır.

İlim kapısı dediğimiz Hz. Ali bu arifler meclisinin (velayet makamının)başkanıdır. Velayet Şahı’dır.

Biz kırklarız taptığımız Ali’dir

Kırkımızın herbiri cömert velidir

Şah-ı Merdan cümlemizden uludur

Medet Allah, ya Muhammed, ya Ali

..

Kırklar meydanına vardım

Gel beri ey can dediler

İzzet ile selam verdim

Gir işte meydan dediler

..

Kırklar Meydanı

Kırkların toplandığı yer. Aynı cem evlerin orta bölümü sorgu ve görgü işlemlerinin yapıldığı dar meydanıdır.

Kırklar Şerbeti

Kırklar meclisinde ,Hz Muhammed tarafından, Selman-i Farsi’nin getirdiği üzüm tanesinden ezdirilip dağıtıldığına inanılan üzüm suyu. Ayn-i Cem’lerde dağıtılan şerbet veya dem.

Kırklar bir şerbet içtiler

Can ile baştan geçtiler

Cezbe-i aşka düştüler

Ettiler kırklar semahı

Enelhak

Hallac-ı Mansur’un Hakk’ı kendi özünde, kendi özünü Hakk’ta görme; Hak ile Hak olma. anlamında söylediği söz.

Hallac-ı Mansur’un, insanı-Tanrıyı-doğayı bir bütün olarak gören inançta sevgiyi temel alan ve herşeyi insanda arayan bu öğretisi, Alevi-Bektaşi inanç ve öğretisininde temeli olmuştur.

Mansur’un Enel Hakk düşüncesini, şeriata aykırı gördükleri için astılar.

Anadolu Aleviliğine ve erenlere önemli etkisi olan ünlü düşünürlerden Ebül vefa Hallac-ı Mansur’u yargılayan mollalara söylediği sözde oldukca anlamlıdır

Mansur Enel Hakk demeyipte Enel Batıl mı; yani ben gerçek değilim mi deseydi.

 

Daha ayrıntılı bilgi: http://www.aabf-inanc-kurumu.com

Kaynak: Alevilik Tanımı http://www.aabf-inanc-kurumu.com


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Köyümüz Gökköy
 
Gökköy'ün inanç dünyası
Tüm hakları saklıdır