Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
Gökköy Radyosu - ilaç gibi radyo
   16. Ekim 2018, Salı      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
  Ana Sayfa > Köyümüz Gökköy

Gökköy'de saygı

Geçmişte her aile bireyi için ayrı bir oda olmadığından, hep birlikte aynı ortamda oturulmaktaydı. Bu durum oda içerisinde oturmanın da yazılı olmayan ve titizlikle uygulanan kimi kurallarının oluşmasına ve günlük yaşama da yansımasına neden olmuştu.
                64913   (defa okundu)               

Uğrunu (Yolunu) kesmemek

Kadınlar erkeklerin uğrunu (yolunu) kesmezdi. Hiçbir kadın, yetişkin bir erkeğin ve kendinden büyük kadınların geldiği istikameti kesecek biçimde karşı yöne giderken devam etmez, gelenin önünden geçmesini bekler o geçtikten sonra yoluna devam ederdi. Bu gelenek, günümüz koşullarında kalabalık yerleşim yerlerinde uygulama şansı olmadığından ortadan kalkmıştır.

Anlamı: Uğrunu kesmemek her erkeğin şahsında Hz Ali'ye duyulan saygının bir ifadesi kabul edilirdi. Yani yolu kesilmeyen (uğru beklenen) gerçekte Hz. Ali'dir.

Cumuyalık (Cumalık)

Köyümüzde eskiden beri süregelmekte olan köklü uygulamalardan birisi de

Büyüklere saygı ölçütleri

 

· Aile büyüklerinin yanında, bulunduğu ortamda kendi çocuğunu sevmek saygısızlık olarak kabul edilirdi. Kimse anne ve babasının yanında kendi çocuğunu yanında kendi çocuğunu sevemez, özellikle erkekler babalarının yanında çouklarını kucağını bile alamazlardı. Günümüzde bu anlayış geçerliğini yitirmiştir. Yeni kuşaklar buna değer vermemekte, haklı olarak yanlış bir saygı anlayışı olduğunu düşünmektedir. Bu durum gerçekten de hep birlikte yaşamak durumunda olan aile bireyleri ve çocuk ruh sağlığı açısından da önemli sakıncalar yaratmaktadır.

· Geçmişte her aile bireyi için ayrı bir oda olmadığından, hep birlikte aynı ortamda oturulmaktaydı. Bu durum oda içerisinde oturmanın da yazılı olmayan ve titizlikle uygulanan kimi kurallarının oluşmasına ve günlük yaşama da yansımasına neden olmuştu. Odanın üstbaş denilen bir yeri vardı ki burası kapının tam karşısına düşen kısımdı. Kapı açıldığında genellikle arkasında kalan kısmı genellikle çimeklik ya da bıcaklık denilen bölümüydü. Evin büyükleri üstbaştan itibaren oturular, küçükler ise çimeklik yanına oturulardı. Küçükler odada otururken bir büyüğün geldiğinde yerlerinden kalkıp geln büyüğe yer verirlerdi. Konuklar geldiklerinde ise toplumlar statüleri ve yaşça büyük olup olmadıklarına göre bu oturma düzeni uygulanırdı. Büyüklerin olduğu ortamda küçüklerin bacak bacak üstüne atmaları ve yayılarak oturmaları hoş karşılanmaz ve saygısızlık olarak nitelendilirdi.

· Büyükler konuşurken küçükler sadece dinler, konuşmalara katılmazlardı. Aksi taktirde "Çimeklikten ses gelmesin" diyerek azarlanırlardı. Bu nedenle konuşan çocuktan ziyade, sesizce bir köşede oturan çocuk makbul sayılır, böyle bir çocuk "Ağzı var dili yok, ne kadar uslu" diyerek övülürdü. Bu durum konuşmaya değil. susmaya özendirirdi. Büyüklere saygı adına çocukların susturulması, konuşturulmaması, çocuğun gelişimi ve sağlıklı bir toplum olma açısından sakıncalar taşımaktadır.

· Büyüklere saygı göstermek, onlara sadece evde değil, günümüz koşullarının bir sonucu olarak taşıtlarda da (otobüs, tren vb. gibi) yer gösterilmektedir. Bu tip davranışlar halen özenle sürdürülmektedir.

 


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Köyümüz Gökköy
Gökköy'de saygı
 
Tüm hakları saklıdır